Bugün son günlerin en fazla konuşulan konusuna değinmek istiyorum. Bunu yaparak hemen her çalışanın yarasına parmak basmış olacağım. Elbette kıdem tazminatlarından söz ediyorum. Yılan hikayesine dönen kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili sonunda karar alındı. Kaldırılıyor, kaldırılacak derken nihayet kıdem tazminatlarında fonlu sisteme geçilmesi çalışmaları tamamlandı. Bu sistem dahilinde yeni işe giren herkes zorunlu olarak fonlu sisteme dahil olacak. Devletin katkı sunacağı fonla çalışanın 30 günlük kıdem hakkı korunmuş olacak. Peki bu uygulama gerçekten yeterli mi? Çalışan ve işverenler bundan ne kadar mutlu? Gözlemlediğim kadarıyla ne çalışan kesim, ne de işverenler yeni kıdem tazminatı uygulamasından memnun görünmüyor. Referandumun ardından askıya alınan ekonomik düzenlemeler birer birer hayata geçirileceğe benziyor. Bunlardan ilki uzun süredir konuşulan ama açıklanması referandum sonrasına bırakılan kıdem tazminatı. Kıdem tazminatı aslında son birkaç ayın konusu değil. Bu hükümet ve bundan önceki birçok hükümet kıdem tazminatıyla ilgili değişiklik yapmayı öngörmüştü. Toplamda bakarsanız 40 yıldır çözülemeyen kıdem tazminatı sorununa getirilen fonlu çözüm modelinin ne denli geçerli olduğuuygulamaların başlamasıyla birlikte ortaya çıkacak.

Kıdem Tazminatında Çözüm fon mu?

Hükümet son yıllarda ekonomi politikalarını ve getirdiği uygulamaları halka anlatmakta yetersiz kalıyor. Fonlu kıdem tazminatı sistemi hakkında özellikle çalışanların bilgisi yok. Birçok kişi yapılan bu düzenlemeyi kıdem tazminatı kaldırıldı olarak yorumluyor. Ancak kıdem tazminatında kaldırma ya da kıdem tazminatının ödenmemesi gibi durumlar söz konusu değil. Fonlu kıdem tazminatına dair maddeleri incelememiz gerekirse modelde her çalışana bir hesap oluşturulacağı görülüyor.

Bundan başka:

1. İşsizlik fonuna benzer şekilde bir kıdem tazminatı fonu oluşturularak, her çalışana bir fon hesabı açılacak.

2. Her yeni işe giren zorunlu olarak fonlu sistemle çalışmaya başlayacak. Mevcut çalışanlar veya emekliliğine az bir zaman kalanlar fona dahil edilmeyecek. Aynı zamanda çalışanların geriye dönük olarak haklarının korunmasının sağlanabilmesi için işçi ve iş veren arasında anlaşma olursa kıdemler fona aktarılabilecek.

3. İşveren tarafından çalışanları için ödenecek olan kıdem tazminatı tutarları yine çalışanın fon hesabına aktarılacak. İşverene bu aktarım için belirli bir süre tanınacak.

4. Çalışanın her yıl için kazanacağı hak olan 30 günlük kıdem korunacak. Ancak işverenin bu haklardan doğan prim yükünü hafifletebilmek için devlet tarafından kıdem tazminatı fonuna katkıda bulunulacak. Bu sayede kıdem konusunda iş verenin eli rahatlatılacak. Devlet katkısının ne kadar olacağına dair şu aşamada net bir bilgi bulunmuyor.

5. Yeni sistemle birlikte, çalışan kişiler kıdeminin yatıp yatmadığını, fonda ne kadarlık bir birikiminin olduğunun takibini yapabilecek.

6. Çalışanlar ister bir gün çalışsınlar ister üç gün çalışsınlar bu süre zarfındaki hak etmiş oldukları kıdem tazminatı fona yatırılacak.

7. Fonun garantörü devlet olacağı için kıdem hususunda işveren ve çalışan karşı karşıya gelmeyecek.

8. Bu uygulamanın ardından işten atılma, işten ayrılma veya iş değiştirme gibi haller, kıdem tazminatı bakımından sorun teşkil etmeyecek. Çünkü fon hesapları çalışanın adına olacağı için işveren bu hesaba müdahale edemeyecek.

9. Çalışanlar tarafından fonda biriken paraya belli bir süre boyunca dokunulamayacak. Kıdem tazminatına ancak belirlenen sürelerde çalışmış olan kişiler el sürecek, ancak bu durumda bile paranın tamamını çekemeyecek. Sadece emeklilik hakkını elde etmiş olan çalışanlar kıdem tazminatının tamamını çekebilecek. Çalışanın vefat etmesi durumunda ise fonda biriken para varislerine ödenecek.

10. Bu uygulamanın belki de en cazip maddesi olan çalışan işten kendi isteğiyle ayrılsa dahi kıdem tazminatına hak kazanacak.

11. Yeni sistemin yine artılarından birisi olarak çalışanın şirketi zora düşse ya da iflas etse bile çalışan kişinin kıdem tazminatı yanmayacak.

12. Çalışanların kıdem tazminatı hesaplarındaki birikimler değerlenirken, uygulamada netleşmeyen adımlardan birisi de bunun özel sektör vasıtasıyla mı yoksa başka bir yöntemle mi olacağı konusu.

13. İşsizlik fonundan kurulacak kıdem tazminatı fonuna aktarım yapılmayacak. İyi Niyetli Bir yaklaşım Maddeleri tek tek incelediğimde kıdem tazminatıyla ilgili üretilen çözümün iyi niyetli bir yaklaşım olduğu görüyorum. Zira kıdem tazminatları ülkemizde büyük sorun. 13 milyon çalışandan yaklaşık olarak 2 milyonu kıdem tazminatlarını alabiliyor. Çalışanların % 70’lik bölümü ise kıdem tazminatlarını alamıyorlar. Bu da 100 işçiden sadece 15 tanesinin kıdem tazminatı alabildiği anlamını taşımaktadır. Bunun yanında hala önüne geçilemeyen kayıt dışı çalışanlar sebebiyle de 100 çalışandan 35’inin kıdem tazminat hakkı hiç yok. Geçen sene işten ayrılan 19 milyon kişinin sadece % 15’i kıdem tazminatı alabildi. İş uyuşmazlığı mahkemelerinde görülen davaların % 70’i kıdem tazminatından kaynaklanıyor.

Bu veriler incelendiğinde kıdem tazminatı sorununun oldukça büyük olduğunu herkes görebilir. Bunun için ille de ekonomi uzmanı olmaya gerek yok. Fakat getirilen çözümün kıdem tazminatı sorununa ne denli merhem olabileceğini gelecek günler gösterecek. Aynı iyi niyetle kurulan işsizlik fonunda toplanan paranın çok küçük bir bölümünün işsiz kalanlara aktarılabildiği göz önüne alınırsa, kıdem tazminatı fon uygulamasından nasıl bir sonuç alınabileceği hem işçi hem de işveren kesiminin merak ettiği bir konu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.